Tüp Bebek Sonrası Düşük Riski: Nedenler ve Belirtiler

Tüp bebek sonrası düşük riski temalı çizim

Gebelik testinin olumlu çıkması büyük bir sevinçtir, ancak birçok çift aynı anda düşük endişesi de yaşar. Düşük, gebeliğin bebeğin anne karnı dışında yaşayabileceği haftadan önce kendiliğinden sona ermesidir ve çoğunlukla gebeliğin ilk üç ayında olur.

Bu yazıda tüp bebek sonrası düşük riskini etkileyen etkenleri, belirtileri, ne zaman başvurulması gerektiğini ve tekrarlayan düşükte yapılan incelemeleri özetliyoruz. Gebelik testinin yorumlanması için beta hCG nedir yazısına bakabilirsiniz.

Tüp bebek gebeliğinde düşük daha mı sık?

Tüp bebekle oluşan gebeliklerde düşük sıklığı, büyük ölçüde anne yaşına ve kısırlığa yol açan altta yatan nedenlere bağlıdır. Tüp bebek tedavisi gören kadınların yaş ortalaması daha yüksek olduğu için düşük de daha sık görülebilir; ancak bu fark çoğunlukla işlemin kendisinden değil, bu etkenlerden kaynaklanır.

Tüp bebek gebeliklerinin bir avantajı, gebeliğin çok erken dönemde kan testi ve ultrasonla izlenmesidir. Bu nedenle doğal gebelikte fark edilmeyecek çok erken kayıplar da tüp bebekte fark edilir.

Düşük riskini etkileyen etkenler

Düşük riskini etkileyen en önemli etken anne yaşıdır. Norveç’te yapılan geniş bir kayıt çalışmasında düşük riskinin yirmili yaşların sonunda en düşük düzeyde olduğu, otuzlu yaşlardan itibaren arttığı ve kırk yaşından sonra belirgin şekilde yükseldiği gösterilmiştir. Aynı çalışmada önceki düşük sayısı arttıkça sonraki gebelikte düşük riskinin de arttığı bildirilmiştir.3

Erken düşüklerin en sık nedeni embriyodaki kromozom sayısı bozukluklarıdır. Bu bozukluklar çoğunlukla rastlantısaldır ve anne yaşı ilerledikçe daha sık görülür. Rahim yapısındaki bozukluklar, kontrolsüz diyabet ve tiroit hastalıkları, antifosfolipid sendromu, sigara ve fazla kilo da riski etkileyen diğer etkenlerdir.4

Biyokimyasal gebelik nedir?

Gebelik testi olumlu çıktığı hâlde, ultrasonda gebelik kesesi görülmeden gebeliğin sona ermesine biyokimyasal gebelik denir. Çoğu zaman adet gecikmesi kısa sürer ve kanama normal bir adet gibi olur. Bu durum, tüp bebekte erken kan testi yapıldığı için sık fark edilir. Biyokimyasal gebelik, embriyonun rahme tutunabildiğini gösterir; tek başına bir sonraki denemede sorun olacağı anlamına gelmez.

Hangi belirtilerde başvurmalı?

Gebeliğin erken döneminde hafif lekelenme ve kasıkta hafif kramplar sık görülür ve her zaman bir sorun olduğu anlamına gelmez. Ancak adet kanaması kadar ya da daha fazla kanama, pıhtı düşürme, giderek artan kasık ağrısı, tek taraflı şiddetli karın ağrısı, omuz ağrısı, bayılma hissi ya da ateş varsa tedavi ekibine ya da acil servise başvurulmalıdır.2

Tek taraflı karın ağrısı ve kanama, gebeliğin rahim dışında yerleştiğini (dış gebelik) de gösterebilir. Dış gebelik tüp bebekte de görülebildiği için gebeliğin rahim içinde olduğu ultrasonla doğrulanır.2

Progesteron desteği bırakılabilir mi?

Tüp bebekte embriyo transferinden sonra rahim iç zarını desteklemek için progesteron verilir ve bu destek çoğu zaman gebeliğin ilk haftalarında da sürdürülür. Desteğin ne zaman kesileceğine tedavi ekibi karar verir. Kanama olsa bile ilaçlar kendiliğinden bırakılmamalıdır; önce ekibe bilgi verilmelidir. Transfer sonrası dönem için embriyo transferinden sonra ne yapmalı yazısına bakabilirsiniz.

Tekrarlayan düşükte neler araştırılır?

ESHRE kılavuzu, iki ya da daha fazla gebelik kaybını tekrarlayan gebelik kaybı olarak tanımlar.1 Bu durumda önerilen başlıca incelemeler; antifosfolipid antikorları, tiroit fonksiyonları ve rahim yapısının ultrasonla değerlendirilmesidir.1 Kromozom incelemesi ise her çifte değil, belirli durumlarda önerilir.4

Kılavuzlar, yararı gösterilmemiş birçok testin ve tedavinin rutin olarak uygulanmamasını vurgular. Tekrarlayan düşük yaşayan çiftlerin önemli bir kısmında belirgin bir neden bulunamaz ve bu çiftlerin çoğu sonraki gebeliklerde sağlıklı bir doğum yaşayabilir.1

Riski azaltmak için neler yapılabilir?

Erken düşüklerin çoğu embriyodaki kromozom sorunlarından kaynaklandığı için önlenemez. Düşüğe günlük işler, hafif egzersiz, iş hayatı ya da cinsel ilişki neden olmaz; bu nedenle kadınların kendini suçlaması için bir sebep yoktur. Sigarayı bırakmak, alkolden uzak durmak, sağlıklı kiloya yaklaşmak, folik asit kullanmak ve diyabet ile tiroit gibi hastalıkları kontrol altında tutmak sağlıklı bir gebeliği destekler.4

Düşükten sonra duygusal süreç

Tüp bebek sonrası yaşanan bir düşük, uzun ve yorucu bir tedavinin ardından geldiği için çoğu çift için ağır bir kayıptır. Üzüntü, öfke, suçluluk ve gelecek denemeye dair kaygı olağan tepkilerdir. Bu duyguları eşinizle ve güvendiğiniz kişilerle paylaşmak, gerekirse psikolojik destek almak iyileşmeye yardımcı olur.

Yeni bir denemeye başlamak için bedensel olarak hazır olmak kadar duygusal olarak hazır hissetmek de önemlidir. Bu kararı acele etmeden, tedavi ekibinizle birlikte vermeniz önerilir.

Sık sorulan sorular

Tüp bebekte düşük en çok hangi haftalarda olur?

Düşüklerin büyük çoğunluğu gebeliğin ilk on iki haftasında olur. Kalp atımı görüldükten sonra düşük riski belirgin şekilde azalır.

Lekelenme düşük belirtisi mi?

Her zaman değil. Erken gebelikte hafif lekelenme sık görülür. Kanama artarsa ya da ağrı eşlik ederse tedavi ekibine haber verin.

Düşükten sonra ne zaman yeniden tüp bebek denenebilir?

Süre, düşüğün haftasına ve kadının iyileşmesine göre değişir. Çoğu zaman bir ya da birkaç adet döngüsü beklenir; zamanı tedavi ekibi belirler.

Yatak istirahati düşüğü önler mi?

Yatak istirahatinin düşüğü önlediğine dair kanıt yoktur. Günlük işlere devam etmek genellikle güvenlidir.

Embriyoya genetik test düşüğü önler mi?

Embriyoda genetik test (PGT) bazı özel durumlarda düşük riskini azaltabilir, ancak her hasta için önerilmez. Karar genetik danışmanlıkla birlikte verilir.

Son söz

Tüp bebek sonrası düşük riski en çok anne yaşı ve altta yatan nedenlerle ilişkilidir. Erken düşüklerin çoğu önlenemez ve kadının yaptığı bir şeyden kaynaklanmaz. Kanama ya da ağrı gibi belirtilerde tedavi ekibinize haber vermeniz, tekrarlayan kayıplarda ise kanıta dayalı incelemeleri konuşmanız önerilir.

Bu yazı genel bilgi içindir; kişisel tıbbi değerlendirme ve tavsiye yerine geçmez. Kendi durumunuz için tedavi ekibinize danışın.

Yapay zekâya sor