Günümüzde yaşanan büyük sağlık sorunlarından birisi de kanser hastalığıdır. Birçok çeşidi bulunan kanser hastalığına yakalanan kişilerin, birtakım tedavi yöntemleri görmeleri, beraberinde bazı sorunlara da neden olmaktadır. Bunun en belirgin örneği, ne yazık ki anne olmak isteyen kadınların, gördükleri tedavi sonrası üreme yapamaz hale gelebilmeleridir. Kanser tedavisi için kemoterapi ve kullanılan kemoterapi ilaçları, hastanın üreme fonksiyonlarını zayıflatmakta, aynı zamanda hastanın radyasyona maruz kalması da erken menopoza girme riskini tetiklemektedir.

Her geçen gün gelişen teknoloji ve hem bilim hem de sağlık alanında yaşanan çığır açıcı gelişmelerden sonra, özellikle kanser tedavisi gören bayanlarında çocuk sahibi olabilmesi için bazı adımlar atılmıştır. Kısaca bahsetmek gerekirse, tedavi gören çiftlerin çocuk sahibi olabilmeleri için uygulanan yöntemler şunlardır.

embriyo dondurma

embriyo dondurma

Erken Menopoz Riski                                  

Kanser hastalığına yakalanan hastalar için, önemli sorunlardan birisi de ne yazık ki, kanser için uygulanan tedavi sonrası erken menopoza yakalanma riskini olmasıdır. Erken menopoza yakalanma riskinin ne oranda olduğunu, hastanın yaşı ve uygulanan tedavi süresi, tedavinin şekli ve dozu belirleyecektir. Ancak erken menopoz riskinin yüksek olduğu bilinen durumlar ise şunlardır: Özellikle 35 yaşın üstünde olan hastalar, ilik naklinden önce yüksek dozda kemoterapi ve ışın tedavisi alan hastalar, az toksin etkili tedaviyi uzun süre alması gereken özellikle 35 yaş üzerindeki hastalarda erken menopoz riskinin yüksek olduğu bilinmektedir.

Üremeyi Korumak İçin Uygulanan Yöntemler

Yumurtalık Dokusu Dondurma Yöntemi                   

Üremeyi korumak için uygulanan yumurtalık dokusu dondurma yöntemi, hastalığa yakalanan ve henüz ergen olmayan çocuk hastalar için ve evli olmayan yani bekar yetişkinler için uygulanmaktadır. Burada amaç, yumurtaların vücuttan toplanması, uygun yöntemlerle ve uygun ortam da muhafaza edilmesi, daha sonra ise görülen tedavinin tamamlanmasından sonra yumurta dokusunun tekrar vücuda yerleştirilerek, yumurta üretimini gerçekleştirmesidir. Uygulanan bu yöntemin olumsuz tarafı ise, muhafaza edilen yumurta dokusunun tekrar vücuda alınması ile, yumurtada kalabilme ihtimali olan dokuların, vücuda yerleştirildikten sonra tekrar kanser hastalığının ortaya çıkmasına sebep olma ihtimalidir.

Embriyo Dondurma Yöntemi

Üremeyi korumak için evli çiftlere uygulanan bir yöntem de embriyo dondurmadır.  Embriyo dondurma  uygun şartlarda döllenmiş embriyonun dondurulması ve ileride kullanmak üzere muhafaza edilmesidir.  Tüp bebekte embriyo kalitesi yazımızda detay açıklamıştık.  Kanser tedavisine başlamadan önce yeterli zaman varsa eğer, uygulanabilecek en etkili yöntem embriyo dondurma yöntemi olmaktadır. Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler için bu yöntem adeta bir umut haline gelmiştir. Ancak unutulmaması gereken, henüz tedaviye başlamadan, çiftlerin bu yöntemi uygulamaya mümkün olduğunca erken karar vermeleri gerektiğidir. Bu yöntemi kullanabilmek için zamanın iyi kullanılması oldukça önemlidir. Hasta için hemen vakit kaybetmeden kanser tedavisine başlanması gerekebilir. Ancak embriyonun muhafaza edilebilmesi için, öncelikle embriyonun oluşma evresi vardır. Kadından alınan yumurta ve erkekten alınan spermin, laboratuar ortamında döllenmesi gibi aşamalar zaman gerektirebilir, bu durum ise kanser tedavisini riske atabilir. Bu nedenle, uzman hekimle en kısa zamanda gerekli görüşmeler yapılmalı, karar verilmeli ve en erken zaman da tedaviye başlanılmalıdır.

üremeyi korumak

üremeyi korumak

Yumurta Dondurma Yöntemi

Uygulanacak olan bu tedavi yönteminde de evli olmaya gerek olmamaktadır. Yani hem evli çiftlerin hem de bakar yetişkinlerin başvurabileceği bir yöntemdir. Yani yumurtalıklarının döllendirilip saklanmasını istemeyen çiftlerinde başvurabileceği bir yöntemdir. Henüz yeni bir yöntem olması sebebiyle başarı oranı embriyo dondurma işlemine göre düşük olsa da, özellikle bekar bayanlar için ilerde çocuk sahibi olmalarını sağlayabileceğinden, kanser tedavisi öncesi uygulamaya değer bir yöntemdir. Bu konuda en sağlıklı karar, yapılan tahlil ve muayeneler sonrası doktor tarafından verilecektir.