Tüp bebek tedavilerinde süreç çiftin yaşadığı kısırlık sorunlarına göre değişkenlik gösterir. Kısırlık sorunları da yapılan testler sonucunda tedavi aşamaları belirginlik gösterir. Günümüzde tüp bebek yöntemi artık çok sık bir şekilde kullanılmakta ve çocuk sahibi olamayan çiftler için umut ışığı olmaktadır. Tüp bebek tedavisinde aşamalar dışında protokol seçimleri vardır ki bu da hastaların seçimine göre şekillenir. Protokoller uzun ve kısa olarak ayrılmıştır. Tüp bebek tedavisinde ilk aşama kadından yeterli sayıda ve kalitede yumurta elde etmektir. Sonra gereken büyüklükte yumurta elde edildikten sonra çatlatma aşaması gelir ki bunun sonrasında yumurtanın döllenmeye uygun olup olmadığı anlaşılır. Kaliteli olduğundan emin olunduktan sonra döllenme gerçekleştirilir ve artık var olan embriyonun transfer aşaması gündemdedir. Sırada artık embriyonun tutunma aşaması vardır. İşte bu aşamalar verilen ilaçlar nazarında kısa ve uzun protokoller diye ikiye ayrılır.

Verilen ilaçların uzun sürede kullanıldığı tedavi şekli uzun protokol olarak adlandırılır. Uzun tedavide kadının adetinin 21.gününde ilaç kullanımı başlar ve adetli iken tedavi devam eder. Bir sonraki adet döneminde de yumurta geliştirme ilaçları verilmeye başlanır. Ve iki ilaç verilmesi devam edilir. Artık önemli olan folikül gelişimidir.

Verilen ilaçların yarattığı baskının çok daha kısa sürede sağladığı duruma ise kısa protokol denir. Kısa protokol yumurta sayısında sorun olmayan durumlarda kullanılır. Ayrıca ayrılan zaman dilimi açısından da kısa protokol aynı zamanda anne adayı tarafından da tercih edilir boyuttadır. Adetin 3.günü yumurta geliştiren ilaçlara başlanır ve gerekli büyüme sağlandığı zaman çatlatma iğnesi döllenme ve transfer aşamaları sonrası tedavi son bulur.

Uzun ve Kısa Protokol Arasındaki Farklar

Uzun protokol tedaviye cevap verebilecek ve yumurta rezervinde sorun olmayan kadınlarda uygulanır. Kısa protokol ise yumurta rezervi az olan yaşı ileri olan kadınlarda uygulanır. Uzun protokolde yumurtalıkların süreci ve kapasitesi önemlidir. Kısa protokolde ise tedavi istenilen zamanda planlamaya uygundur. Uzun protokolde daha az ilaç kullanıldığı için yan etki azdır. Kısa protokolde ilaç sayısı fazladır. Uzun protokolde kadında yan etki etkisi azdır, kısa protokolde aşırı baskı olduğundan kist oluşumları vardır.

Kısa Protokol Uygulama Şartları

Eğer anne adayında çok fazla yumurta sayısı varsa kısa protokol uygulanabilir. Kısa protokolde verilen hormon ilaçları ile yumurtalar olgunlaştırılır. Yumurtalar bu protokolde hepsi aynı kalitede olmayabilir bu sebeple kaliteli olanları döllenme için ayrılır.

  • Tüp bebek tedavisinde uzun ve kısa olarak protokol aşamaları vardır.
  • Tüp bebekte protokol kararı hormonların durumu ve tedaviye cevap verme durumlarına göre şekillenir.
  • Tüp bebek tedavisinde kısa protokol yumurtalık rezervi az olan kadınlarda uygulanır.
  • Kısa protokolde aşırı ilaçtan baskı yaratıldığından kist oluşumu mümkündür.
  • Uzun protokolde kullanılan ilaç az olduğundan yan etki azdır.

Tüp bebek tedavisine başlamadan önce tüp bebek uzmanı tarafından tüm taramalar gerçekleştirilir. Uygulanan tüm tedaviler dikkatle incelenir alınan sonuçlar irdelenir ve tedavi aşaması buna göre belirlenir. Beraberinde yapılan testler, yumurtalıkların durumu, rahmin durumu gibi detaylar da tetkike dahildir. Hormonların baskı yapma durumları da yapılan incelemeler sonrasında bir bilgi sahibi olunduğundan bu aşamada protokol kararı yine başta tüp bebek uzmanı tarafından verilir. Planlanan protokol hangisi olursa olsun çocuk sahibi olmak isteyen çifte bu durum ayrıntılı olarak belirtilir ve yazılı olarak çiftin kabul ettiğine dair karşılıklı anlaşma yapılır. Sonuç olarak hangi tedavinin uygun olduğu uzmanın kararı doğrultusunda şekillenmeli zira bu durum tedavinin başarılı olma ihtimalinin artacağı yönündedir.