İnsanların vücut yapıları, yaşam tarzları, stres düzeyleri gibi pek çok faktör başlanılan tedavinin verdiği yanıtların kişiden kişiye farklılaşmasına neden olmaktadır. Tüp bebek tedavisinde alınan netice de diğer tedaviler gibi kişiye göre değişmektedir. Tedavi devam ederken bazı sorunlarla karşılaşılabilmektedir. Hatta öyle ki tedavi yarıda bırakılabilmektedir. Hamilelik olasılığını arttırmak için yumurtalara verilen hormon takviyesinin dozunun fazla olması bile bazen tedavinin sona erme nedeni olabilmektedir. Tedavi sona erdirildikten sonra yeniden denemek isteyen çiftler, uzman doktorların değerlendirmelerine tabi olmaktadırlar. Başlanacak olan tedavilerin başarıyla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı yine kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir. Tüp bebek tedavisindeki olası sorunlar şunlardır:

  • Kadında yumurta bulunmaması: Yaşı ilerlemiş anne adaylarında yumurtlama kapasitesi çok az olabilmektedir. Bu durumda yumurta toplanma aşamasında sıvıların içinden yumurta elde edilememektedir. Dolayısıyla tüp bebek tedavisi sona erdirilmektedir.
  • Döllenmenin gerçekleşmemesi: Kaliteli yumurta ve sperm bulunsa da bazı durumlarda döllenme gerçekleşmemektedir yani embriyo oluşmamaktadır. Erkekten alınan meni sperminin yumurtayı dölleme ihtimali %75 dolaylarındadır. TESE uygulanarak alınan spermin yumurtayı dölleme ihtimali ise %55’dir. Bu döllenme olmazsa embriyo transferi gerçekleşmez.
  • Transfer sürecinin başarılı olmaması: Anne adayının rahminde yapı bozukluğu varsa embriyo transferi yapılamaz. Böyle bir sorunun varlığı hâlinde hamilelik ihtimali oldukça düşmektedir.
  • Erkekte spermin bulunmaması: TESE uygulanarak erkekten sperm elde edilemeye çalışılmakta ancak her zaman başarı sağlanamamaktadır. Tedavinin sonuç verme olasılığı kalmadığından tedavi sona erdirilmektedir.
  • Hamilelik testi yapılmadan önce kanama olması: Kanama, hamileliğin olmadığının kanıtı olduğundan tedavi yarıda bırakılmaktadır.
  • Yumurtalarda aşırı uyarılma: Tüp bebek tedavisinde en çok rastlanan sorunlardan biridir. Polikistik over hastalarında sıklıkla meydana gelmektedir. Eğer yumurtalar aşırı uyarılmışsa ilaçların dozu azaltılmaktadır veya ilaç kullanımı bir süreliğine bırakılmaktadır.

Tedavi Yarıda Kesilirse Yapılması Gerekenler

Çiftler, doğal yollardan bebek sahibi olamadıkları için başvurdukları tüp bebek yönteminin çeşitli sebeplerle yarıda kesilmesiyle ömür boyu bebek sahibi olamayacakları hissiyatına kapılıp umutsuzluğa düşebilmektedirler. Zor bir süreçten geçerek hem maddi hem manevi olarak zorlanarak tedavi sürdürülmektedir. İrade dışı sebeplerle tedavinin kesilmesi oldukça zor ve yıpratıcı olmaktadır. Her ne kadar zor olsa da yeniden denemenin başarı ihtimalini arttıracağı unutulmamalıdır. Umutsuzluğa yer verilmemeli, yeniden denemeden önce gerekirse bir uzmandan psikolojik destek alınmalıdır; çünkü yaşanılan stres bir sonraki denemeyi de etkileyebilmektedir. İlk uygulamanın baz alınarak diğerlerinde de başarısız olunacağı düşüncesi, yanlış bir kanıdır. İlk dört uygulamada da başarı ihtimali eşittir. Tedaviye başlanmadan önce başarı ihtimalinin %60 olduğu bilinirse %40’lık başarısızlık da kabul edilmiş, olası kötü durumlara hazırlanılmış olmaktadır

Tedavide Doktor- Hasta İşbirliğinin Sürece Etkisi

Çiftler uzun zaman çocuk sahibi olmaya çalışmakta, sonrasında maddi-manevi yük alarak tüp bebek tedavisine başvurmaktadırlar. Öncelikle alanında uzman bir doktor araştırılmalıdır. Doktor seçiminden sonra ise doktorun bilgi ve tecrübesine güvenilerek, tavsiyelerine harfiyen uyulması gerekmektedir. Çiftler bu sürede kötü alışkanlıklardan uzak durmalı, beslenmeye dikkat etmeli, stresten kaçınmalılardır. Doktora danışılmadan spor yapılmamalıdır. İlaç kullanımı gerektirecek bir sağlık sorunu ortaya çıktığında doktorla görüşme yapılmalı, doz konusunda doktor kararına uyulmalıdır. Doktor randevuları, tahlil günleri düzenli takip edilmelidir. Tedavinin kesilmesi veya yeniden tedaviye başlanması konusundaki doktor görüşlerine önem verilmelidir. Doktorlar da bu süreçte çiftleri çok iyi takip etmeli, haklarında yeterince bilgi sahibi olduktan sonra tedaviye başlamalılardır. Tedaviye başlanmadan önce ve tedavi yarıda kesildiğinde gerekliyse psikolojik destek konusunda anne-baba adaylarını yönlendirmelilerdir.