Evlilik sürecin de çiftler için önemli bir konu da çocuk sahibi olmaktır. Kimi çift evlendiği andan itibaren çocuk sahibi olmak isterken, kimi çift ise daha sonraları çocuk istemeye karar verir. Ancak istenmeyen nedenlerden dolayı, doğal bir şekil de gebe kalınamadığı zaman çiftler için başvurulan yöntemlerden birisidir tüp bebek tedavi yöntemi. Tüp bebek sürecinde uygulanan bazı yöntemlerin ve verilen ilaçların yan etkisi olsa da bu etki kişiden kişiye değişmektedir. Ancak tedavi süresince doktor kontrolünde olunacağından herhangi bir olumsuz yan etki durumunda hemen müdahale edilebilecektir.

Tüp bebek tedavisin de çiftleri zor bir süreç beklese de başlangıç olarak, kendilerini tedaviye hazırlamalıdırlar. Özellikle anne adayı için yorucu bir süreç olabilir ancak sonunda bebeğini kucağına alacağı zamanı düşünerek kendini adapte edebilecektir. Erkekten alınan spermin yumurta ile yapay bir yollar uygun ortamda birleştirilip döllenmesi sonucu, embriyonun rahme koyulmasından 12 gün sonra, kan testi yapılarak gebelik olup olmadığı test edilebilir.

Tüp Bebek Tedavisin de Düşük Ne Zaman Görülür?

Gebeliğin gerçekleşmesinden sonra, çiftleri en çok endişelendiren durum gebeliğin düşük ile sonuçlanmasıdır. Düşük ise gebeliğin 20. haftasından önce ki dönemde sonlanan gebeliklere denir. Tüp bebek gebelikleri, bir tedavi sonucu gerçekleştiğinden, gebelik süreci boyunca da gerekli ise tedavi ve kontrollerin aksatılmaması gerekir. Normal doğuma göre gebeliğin sonlanması riski biraz daha fazla olduğundan, doğum gerçekleşene kadar rutin doktor kontrolleri yapılmalı ve doktorun tavsiyelerine uyulmalıdır. Gerekli olduğu zaman anne adayı beslenmesin de ve yaşam tarzında değişiklikler yapabilir.

 

Tüp Bebek Gebeliğin de Düşük Nedenleri Nelerdir?

Aslında birçok nedenden dolayı gebelik sonlanıp, düşük gerçekleşmiş olabilir. Yaşanan düşüklerin en büyük nedeni, embriyonun rahim için de tutunamaması sonucunda yaşanmaktadır. Bu nedenlerden bazıları şunlardır:

  • Embriyonun gelişmemiş olması veya embriyodaki kromozomal bozukluklar,
  • Gebelik kesesinin oluşamaması,
  • Aşırı ağrı ve kanama
  • Annenin rahminde enfeksiyon olması gibi durumlardan kaynaklanabilir düşükler.

Yaşanan bir düşük sonrası, aşırı kanama veya yüksek oran da müdahale edilecek bir durum yaşanmadı ise eğer, diğer gebelikler de düşük yapma oranı oldukça düşüktür. Tekrar gebelik sürecine başlanılacağı zaman doktor ilk düşük nedenini detaylı bir şekilde bileceğinden, tekrar düşük riski oldukça düşüktür.

 

Tüp Bebekte Düşük Riski Daha Yüksek midir?

Hem doğal yoldan kalınan gebeliklerde hem de tüp bebek gebeliklerin de düşük nedenleri aynı olmaktadır. Ancak tüp bebek bir tedavi süreci sonunda olduğu için, daha çok doktor kontrolü gerektirir. Haliyle çok sık doktor kontrolünde olunacağından birçok düşük riski de önlenmiş olabilir.

Normal veya tüp bebek gebeliklerinde kanama hiçbir şekil de normal bir durum değildir. Böyle bir kanama olduğu durum da vakit kaybetmeden uzmana başvurulmalıdır. Annenin veya bebeğin sağlığının tehlike de olduğunu gösterir. Bu durum genel olarak düşükle sonuçlanır. Düşüğün kendi kendine başlayıp, rahim içinin tamamen boşalması ile herhangi bir müdahaleye gerek kamadan, kendiliğinden sonlanmasına tamamlanmış düşük denilmektedir. Ultrason ile rahim içinin muayene edilip, tamamen boşalmaması durumunda müdahale gerekecektir.

Hem normal gebelikler de hem de tüp bebek gebeliklerin de embriyoda genetik bozukluklar olabilir. Bu durum ise düşük nedenleri arasındadır. Tüp bebek tedavisin de sürekli doktor kontrolünde olunacağından, embriyoda görülen genetik bozukluk daha kolay saptanabilir. Ve erken teşhis ile müdahale edilip, olumsuz durumların önüne geçilebilir. Diğer bir durum annenin beslenmesi oldukça önemlidir. Bu hem annenin hem de bebeğin sağlığı açısından gerekli bir durumdur. Gerektiği durum da uzmandan beslenme tavsiyesi alıp gebelik boyunca ve sonrasında dikkat edip uygulamaktır. Gebelik boyunca doktorun verdiği ilaçlarında aksatılmadan kullanılması gerekir.