Uygulanan tüp bebek tedavi yöntemi anne adayı veya bebeğin sağlığını riske atacak bir durum içermemektedir. Çiftleri tedaviye başlamadan önce, endişeye sevk eden durumlardan birisi de annenin sağlığını olumsuz etkileyip etkilemeyeceğidir.

Uygulanan hiçbir tedavinin sonuç vermesi yüzde yüz başarı ile gerçekleşmeyeceği gibi, tüp bebek tedavi sonucu yüzde yüz başarılı olunamayabilmektedir. Bu durum; anne adayının fiziksel ve ruhsal durumuna, doktorun tecrübe ve yeteneğine de yüksek oran da bağlı olarak, tedavilerin başarı oranı yüzde 40’lara kadar yaklaşmıştır.

Tüp Bebek Tedavisinde Yaşanabilecek Riskler

Elbette ki doğal yoldan olmayıp, dışarıdan müdahale edilen her durumda bir takım yan etkiler, riskler bulunmaktadır. Kiloda artış, karın bölgesinde kalınlaşma, yumurtalıklarda büyüme, yumurtalıkların aşırı uyarılması, ovarian hiperstimülasyon sendromu, çoğul gebelik, erken doğum, düşük gibi riskler bulunmaktadır.

OHSS Sendromu Nedir?

Tedavi için uygulanması gereken hormon ilaçlarının, uygulama sonrası yumurtaların aşırı uyarılarak, vücudun aşırı tepki vermesi durumuna denir. Bu sendromun belirtileri ise; karında aşırı ağrı ve yumurtalıkların büyümesi yanında ishal, bulantı ve kusma, akciğerde su toplanması, nefes alıp verirken zorlanma ve tansiyon düşmesi olarak kendini belli etmektedir.

Uygulanan İlaç Tedavisi Sonrası Yaşanabilecek Olumsuz Durumlar

Tüp bebek tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkisi, diğer tedavi ilaçlarına göre daha az olduğu   düşünülmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki, küçük bir baş ağrısı için kullanılan ilacı bile yan etkisi bulunabilmektedir. Anne adayında görülebilecek önemli bir risk, annede kilo artışı yaşanmasıdır. Kadının yumurtalıklarını uyarıp, yumurta rezervini arttırmayı hedefleyen ilaçlar sonucu, gereğinden daha fazla hormon salgılanması ile anne adayının metabolizması bozulabilir. Bunun sonucunda annede iştah artışı gözlenerek kilo artışı yaşanır ve özellikle karın bölgesinde kalınlaşma görülür. Ancak bu durumda anne adayı kendisine biraz daha dikkat ederek, aşırı kilo alımından kaçınabilir. Ve tedavi sonrası normal kilosuna dönebilir.

Tedavi sürecinde aşırı uyarılan yumurtalar sorun teşkil edebilir. İhtiyaçtan fazla kullanılan ilaç sonrası vücut aşırı tepki verir ve yumurtalıklar hedeflenenden çok daha fazla büyüyebilir. Aşırı uyarılma sendromu olarak da adlandırılan bu durumun olumsuz bir takım sonuçları görülür. Bu durumlar; bulantı, kusma, nefes almada zorluk, idrarda azalma, böbrekler ve karaciğerin işlevini tam olarak yerine getirememesi, ani tansiyon düşmesi gibi sorunlardır. Ayrıca nedeni bilinmeyen gerginlik ve huzursuzluk ve akciğerde sıvı toplanması da aşırı uyarılma sendromunun olumsuz sonuçlarındandır. Eğer hasta kendisinde bu gibi şikayetlerin başladığını ve yaşadığını fark edince vakit kaybetmeden uzman hekime başvurmalıdır. Eğer aşırı uyarılma sonucu yaşanan durum ileri boyuta gelmişse, anne adayına serum yoluyla veya nadir de olsa tıbbi müdahale gerekebilir. Ancak unutulmaması gereken bir durumda her yaşanan sendromun tıbbi müdahale gerektirmeyeceğidir. Daha hafif yaşanan vakalarda beslenme düzeninde ve alışkanlıklarında yapılacak değişiklerle düzene girebilecektir yaşanan olumsuz durumun kalkması.

Tüp bebek tedavisin de yaşanabilecek diğer bir olumsuz durum ise, yaşanabilecek çoğul gebelik durumudur. Doktor uygun gördüğü ve istediği kadar embriyoyu anne rahmine transfer edebilmektedir. Bu durum gebe kalma şansını da arttırmaktadır. Ancak olumsuz tarafı çoğul gebelik yaşanabileceğidir. Çoğul gebelik; anne adayı ve bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebileceği gibi, düşük, erken doğum ve ölü doğumlara sebep olabilir. Tüp bebekle gerçekleşen çoğul gebeliklerde, bebeğin tam olarak gelişip büyüyemediği görülmektedir. Bütün bu nedenlerden dolayı anneye transfer edilen embriyonun ikiden fazla olmamasına dair uygulanan yönetmelik yürürlüğe girmiştir. Bu durumların dışında anne adayının sağlığını tehdit etmez.