IVF, sperm ve yumurtanın birleşmesi anlamına gelmektedir. Doğal bir şekilde hamile kalıp çocuk sahibi olamayan çiftler, tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olmak istemektedir. Yorucu ve sabır gerektiren bir süreç olan tüp bebek tedavi süreci, özellikle anne adayı için psikolojik ve fizyolojik olarak hazır olma durumu gerektirir. Anne adayının ruhsal olarak iyi olmayıp kendini hazır hissetmemesi tedavi sürecini olumsuz etkileyebilecektir. Tüp bebek yöntemi ile tedavi sürecin de babadan daha çok anne için karmaşık bir süreç başlamaktadır. Annenin bu durum da en büyük destekçisi baba olmaktadır. Psikolojik açıdan değişim yaşayan annenin tedavi öncesi kendisini hazırlaması oldukça önemlidir. Bu durum başarı oranını daha da arttıracaktır.

Tüp Bebek Uygulama Yöntemleri

İki çeşit tüp bebek uygulama yöntemi vardır. Birincisi bilinen ve ilk olarak uygulanan klasik yöntemdir. İkincisi ise, modern yöntem olarak bilinen ICSI tedavi yöntemidir. Bu ICSI tedavi yöntemin de, seçilen tek bir spermin, uygulanan özel yöntemlerle yumurta ile buluşturulması şeklinde tanımlanır. Ancak en çok uygulanan yöntem klasik tedavi yöntemi iken, klasik tedaviden başarı alınamadığı zaman ICSI tedavi yöntemi uygulanmaktadır.

Klasik Tüp Bebek Tedavi Yöntemi

Kısaca klasik yöntem, kadın rahminden özel uygulamalar ile alınan yumurtanın, yapay bir ortam da özel iğneler ile erkek spermi ile döllendirilmesi ve embriyonun yine özel yöntemlerle kadın rahmine yerleştirilmesi olarak tanımlanır. Minimum 12 gün sonra gebe kalınıp kalınmadığına dair test yapılabilir. Genel olarak klasik tüp bebek tedavisin de şu aşamalardan geçilir:

  • Öncelikle anne adayının sağlık durumunu öğrenmek için gerekli muayene ve tahliller yapılır.
  • Daha sonra yumurtalıkların uyarılması işlemi ve uyarılan yumurtaların toplanması işlemi yapılır.
  • Baba adayından alınan sperm hücresi ile anne adayından alınan yumurtanın uygun bir ortamda bir araya getirilip, döllenmesi sağlanır.
  • Döllenen yumurta yani embriyonun anne rahmine yerleştirilmesi aşaması uygulanır.

Gelişen teknoloji ve sağlık alanında yaşanan ilerleme neticesin de tüp bebek yöntemin de başarı oranı yüzde ellilere kadar yükselmiştir. Klasik tüp bebek tedavi yönteminde başarı oranını arttırabilmek için anneden alınacak yumurta sayısı arttırılmaya çalışılır. Bunun için anneye, yumurtalıkların uyarılmasına yardımcı olmak için enjeksiyon şeklin de ilaç verilir. Yumurta sayısı arttırılır. Burada önemli olan anne adayından sağlıklı yumurtalar elde edebilmektir. Daha sonra yumurtaların alınması aşamasına geçilir.

Yumurtalıkların alınması için anestezi uygulanarak, vajinadan, ultrason aleti ile yumurtalar alınır. Bu işlem yaklaşık olarak 10 ve 20 dakika arasında değişmektedir. Anestezi uygulandığından toplama aşamasında anne de ağrı hissedilmez. Toplamadan bir süre sonra anne dinlenmeye bırakılır. Alınan yumurtalar hiç zaman kaybetmeden döllenme yapılacağı ortama götürülür. Yaklaşık olarak 2 saat sonra, sperm ile birleştirilmesi sağlanır. Birkaç gün geçtikten sonra embriyonun rahime transferine geçilir. Ancak anestezi gerektirmeyen bir işlemdir ve bi kaç dakika gibi kısa bir süre olmaktadır. Embriyo transferinden yaklaşık olarak 12 gün sonra kan testi yapılarak gebe kalınıp kalınmadığı test edilir. Hamilelik testi yapıldıktan sonraki bir hafta sonunda gebelik ultrason muayenelerine başlanır.

Tüp Bebek Tedavisinde Kadının Yaşı Önemlimi

Tüp bebek tedavisin de en yüksek başarının elde edildiği yaş aralığı 20 ve 30 yaş aralığıdır. Ancak günümüz şartlarında gerek eğitim gerekse kariyer ve benzeri durumlar nedeniyle evlilik yaşı oldukça ilerlemiştir. Bu durum gebe kalma yaşını da ilerletmiştir. Elbette ki 40 yaş ve üstüne de tedavi uygulanmaktadır ancak başarı oranı daha da düşmektedir. Bunun en büyük nedeni ise, ilerleyen yaşa bağlı olarak yumurtalıkların da azalmasıdır.